Ofiste sikilmem ve sürpriz bir teklif 7

Ofiste sikilmem ve sürpriz bir teklif 7
Yerine geçer geçmez telefonu çevirdi. Karşıdakinin kim olduğunu görüşme sırasında anladım. Bora’ydı konuştuğu. ‘İşin yoksa öğlen yemeğini beraber yeriz hem Esma’ nın da kararını öğrenmiş oluruz’ diyerek kapattı.

– Ne var benimle ilgili dedim
– Yemekte konuşuruz canım sana bir sürprizimiz var, ablanın da tamam dediği.
– Çatlatma beni söyle hadi

Cevap vermeden kalktı yanıma gelip ‘ayağa kalk’ dedi. Ayağımdaki topuklu ayakkabılar ile burun buruna geliyorduk. Hep yaptığı gibi alt dudağımı kaparcasına dudakları arasında kıstırıp emdi. Bir eli ile yüzümü tutup dudaklarımı emmeyi sürdürürken diğer eli ile fermuarını açıp taşlaşmış sikini dışarı çıktı.

– Toplantı boyunca böyle oturdum zor dayandım, al şunu ağzına diyerek başımı aşağıya doğru bastırdı. Daha bir dakika önce başka bir konuda iken bir anda sevişiyor olmamız artık şaşırtmıyordu beni. Az evvel kalktığım koltuğa oturarak kocaman başını ağzıma aldım. Derin bir rahatlama nefesi bırakıp kemerini çözdü ve pantolonunun düğmesini açtı. Biraz geri çekilip hem pantolununu hem de boxerını çekip indirdi. Kurtulan siki daha da dikildi. Bu sefer bir elimle siki vücuduna doğru bastırarak kökünden taşaklara doğru yalamaya başladım. Bir yandan da kalın siki aşağı yukarı sıvazlıyor aşağıdan aç kalmış gibi taşaklarına saldırıyordum.

Külotsuz amımdaki nemlenmenin çorabımın ağını ısıtması ve şeffaf ipekli çorabın am dudaklarıma sürtünmesi ile bir yandan siki yalıyor bir yandan da bu sürtünmeyi daha iyi hissetmek için bacaklarımı sıkıyordum. Kalın sikin gövdesini bol tükürükle yalarken ’ Gel buraya’ diyerek beni ayağa kaldırdı. ’ dön arkanı’ Dediklerine uyarak masaya doğru döndüm. Ensemden bastırarak masaya doğru eğdi. Ben o halde eğilmiş dururken dar eteğimi kaldırıp kalçalarıma doğru çekiştirdi. Yandan arkaya baktığımda diz çöktüğünü gördüm. Beklemesinden gördüğü manzarayı sevdiği belli oluyordu.

Sonra dizlerimin hizasından yukarıya doğru iki eli ve dili tırmanmaya başladı. Külotlu çorabın üzerinden sert ellerini ve dilinin ıslaklığını ve sıcaklığını hissediyordum. Bir eli ile amımı avuçladığında zaten ıslaklığım tüm ağıma yayılmıştı. Önden eliyle çorap üzerinden amımı sıkıştırması hassaslaşmış dudaklarımı hafif hafif yakıyor ama ipek çorabın üzerinden göt deliğimde ve kalçamda kayan dili sularımın artmasını sağlıyordu. Hafif kıllı sevdiği için temizlemediğim tüylerimin çorabıma yapıştığını hissediyordum. Çorabın üzerinden hafif hafif kıçımı dişliyor bense masaya iyice yapışmış halde inliyordum.

Bir iki dakika devam etti ve sonra aniden kalkarak masanın diğer tarafına dolaştı. Ben nefes nefese pozisyonumu bozmadan onu seyrediyordum. Dizlerine kadar inmiş pantolonu ve üzerindeki gömleği ile komik bir hali vardı. Çekmeceyi karıştırıp küçük bir makas alıp yine arkama dolandı. Külotlu çorabın ağını bir eliyle bollaştırıp kısa bir makas kapanma sesi duyunca elimde olmadan ürperdim. Çektiği çorabı geri bırakınca amımın çevresinde bir rahatlama hissettim. Kalçalarımı kendine doğru çekince bacakarama değen sikten makas ile ne yaptığını anladım. Sikine girecek bir yol açmıştı.

– Nasıl bu kadar ıslak olabiliyorsun diyerek yavaş yavaş hiç geri çekilmeden köküne kadar yerleşti. İkimizde sanki anlaşmışcasına derin bir oh çektik. Elleri ile ipekli çorabımın üzerinden kalçalarımı avuçlayıp sikini yavaş yavaş geri çekti. Mantar şeklindeki başını amımın her noktasında hisetmemi sağladı bu hareketi ile. Sonra artık alıştığım gibi sertçe tekrar kökledi sonra yine yavaşça dışarı ve bir daha sert bir kökleme. İyice sulanan amımdan ve koca taşaklarının çarpmasından çıkan şılap şılap sesleri eşliğinde hızlı olmayan bir tempo ile devam etti. Kalçalarımı avuçlayan ellerinin baş parmakları göt deliğime baskı yaptıkça istemsizce iki deliğimi de kasmaya başladım. Orgazma doğru yol aldığımı anladığı için yavaş yavaş hızlanıyordu. Ben ’ daha hızlı deyince’ sertçe yarısına kadar çıkardığı siki ile amımın köküne vurmaya ve sonrasında önüme doladığı elleri ile beni kendine yapıştırmaya çalışıyordu. Gözümün kararması ile kendimi tamamen masanın üzerine bırakarak yığıldım. Ellerimin çarptığı bir kaç dosya yere düştü. Bu pozisyonda içimde kalamadığı için geri çekildi ve yüzümü kendine doğru çevirdi. Boşalmanın şiddetinden pestile dönmüş bacaklarımı tek omzuna doğru çekip kolayca tekrar içime kaydı. Boşalma sonrası am dudaklarımın aşırı hassaslaştığını bildiğinden sakin sakin içime girip çıkıyordu.

Bense biraz kendime geldiğimde külotlu çorabın am sularımdan ve terden parıldamasına şaşkınlıkla bakıyordum. Bir süre sonra alt dudağını ısıran sikicimin bu boşalma suratını bildiğimden ‘içime gelme’ diye bağırdım. Bütün gün içimden damlayan dölleri ile gezemezdim. Kollarımdan çekip beni kaldırdı ve kendisini de arkadaki koltuğa attı. Ne isteğini artık ezbere bildiğimden masanın üzerinden inerek önüne diz çöktüm. Amımın sularından parıldıyan iyice şişmiş başını ağzıma alır almaz patladı. Bir kısmını dudaklarım bir kısmını ellerimle alarak siki yavaş yavaş tamamen sağdım. Yeni boşalmış ucunu dillerken irkilmesi ve alt dudağını ısırması hoşuma gidiyordu.

Toparlanıp banyoya doğru beraber kalktık o elini yüzünü ve sikini yıkayıp çıktı. Ben de amımın sırılsıklam olmuş çevresini yıkayıp, iyice dağılmış olan makyajımı yeniden yapıp ağının deliği bir karış olan külotlu çorabımı düzeltmeye uğraştım. Odaya döndüğümden o da giyinmiş hiç bir şey olmamışçasına İngilizce bir görüşme yapıyordu. Bir eliyle işaret edip camı açtırdı ve bir puro yaktı, kendisi de kalkıp odanın kapısını araladı. Sanki gayet sıradan bir enişte baldızcamışcasına bir onbeş dakika oturduktan sonra Bora kafasını içeri uzattı ve ‘yemeği hazırlatıyorum’ diye seslendi.

Yemek için masaya oturduğum da amıma çarpan serinlikten bir anda ürperdim. Sonra aklıma amımı açıkta bıraktan çorap deliği gelince hafif kızararak bacaklarımı iyice topladım. Yemekhanedeki diğer masalar da dolmaya başlamıştı ve kimseye bir göz ziyafeti çekmeye gerek yoktu. Bora her zamanki nezaketi ile benimle sohbet etmeye çalışıyor ama eniştemden çekindiğinden de fazla ısrarcı olamıyordu. Bir anda aklıma aniden yediğim sikten önce eniştemin dedikleri geldi.

– Neydi bana yemekte söyleyeceğiniz dedim.
– Bora söylesin dedi. Yine ne haltlar karıştırıyor düşüncesi ile duygularımı belli etmemeye çalışarak Bora’ya döndüm. Bora enişteme baktı onaylayıcı bir baş hareketi alınca söze başladı.
– Belki biliyorsunuz artık yabancı bir ortağımız var. Evet dercesine kafa salladım. Şirketin yarısını Dubai’li bir şeyhe oldukça iyi bir paraya satmıştı. Bu nedenle diye devam etti. Personel yapısını değiştiriyoruz, yabancı dil bilmeyenleri yavaş yavaş azaltacağız bir de bana bağlı yurtdışı ilişkiler bölümü kuruyoruz. Kendi aramızda konuşurken sizin isminiz de geçti. Şaşkınlıkla enişteme döndüm.

– Kısa sürede bize, ortaklar ile yazışmaları götürecek İngilizce bilen Arapça’dan anlayan ve tüm yurtdışı ödemeleri onaylayacak birisini bulabileceksen seni dinliyorum, dedi. Ama bence en iyi aday sensin ablan da onayladı zaten. Bora ile çalışacak olman ayrıca sevindirdi ablanı. Bora’nın benimle göz göze gelmemek için yemeği ile oynadığını fark ettim.

Ablam daha çok beni baş göz edecek birisini bulmanın mutluluğunu yaşıyor diye düşündüm. Köşeye sıkışmıştım özel okuldan İngilizcem ve annemin baskısı ile yazları devam ettiğim kurslardan konuşma alışkanlığım olmasa da Arapça okuma yazma bilgisi kazanmıştım.

– Ama Cafe dedim.
– Ablan ile konuştuk cafe müdürünü ortak edeceğiz, arada o da uğrayıp kontrol edecek işleri. Burada mutlu olmazsan söz yine dükkanının başına dönersin.

Sessizlik oldu. Son üç dört senede sık sık olduğu gibi hayatımı bir kere daha baştan aşağı değiştirecek bir şokun daha eşiğindeydim. Anlar gibi söze girdi enişte.

– Ani karar verme. Yemekten sonra Bora sana işi anlatsın. Aklına yatarsa akşam yolda da konuşuruz, ablan bizi yemeğe bekliyor zaten. İşareti ile bir görevli geldi. Şöföre benim arabamı eve götürmesini akşam kendisinin benimle döneceğini söyledi.

Yarım saat sonra Bora’nın odasındaydım. Bir iki saat boyunca heyecanla bana planladıkları işi anlattı, daha çok yazışma ve telefon görüşmesi gerektiren bir de diğer bölümlerin hazırladığı işlerin koordine edilip aylık haftalık raporlanmasını gerektiren bir işti. Kabul edersem bana dış ticaret ve finans bilgisi ile yardımcı olacak benim yaşlarımdaki Seda Hanım ile tanıştırdı. Sıcak kanlı ufak tefek bir kızdı. Küçük toplantı masasında kısa sürede hem işi özetledi hem de sözlü olduğunu yakında evleneceğini bile anlattı. Kız kıza kahve sohbetine bile dalmıştık. Bir süre sonra Seda izin isteyip çıkarken muhabbet sırasında eteğimin nerdeyse kalçalarıma kadar iyice sıyrıldığını fark ettim.

Oturduğum açıdan bacak aram gözükmüyor olsa da Bora’ya doğru dikkatle dönerken gözlerinin önündeki dosyadan çok bacaklarımda olduğu belliydi. Ceketimi eniştenin odasına bıraktığımdan üzerimdeki dar kıyafet göğüslerimin büyüklüğünü daha da belli ediyordu. Eteğimin altındaki çıplak amımın, Bora’nın Rus orospuyu siktiği anki görüntüsü aklıma gelince sanki hafifçe açılıp kapandığını hissederek ürperdim. Bir süre ne yapacağımı bilmez halde bekledim ’ bir kahve daha içer misiniz,’ gibi bir şeyler sorarken bana, o enişteminkinden kalın gözüken yarağının da belki beni düşünerek dikleştiğini hayal ederken buldum kendimi. Orospunun suratını kaplayacak kadar fışkırttığı döller gözümün önüne gelince iyice nemlendiğimi fark ettim. Odadan kaçmak için ” ben yarına kadar düşüneyim bu işi” diyerek apar topar çıktım.

– Ne o kararını verdin mi? Diye odaya girer girmez sordu enişte.
– Ablamın da senin de alacağınız olsun ne oyunlar çeviriyorsunuz arkamdan.
– Arkandan çevirdiğim bir şey geçirdiğim tek bir şey var diyerek kıçıma hızla bir şaplak attı. ‘Hadi al çantanı yola çıkıyoruz.’

Karartılmış camlı yeni kocaman jeepine kurulup akşamın karanlığında yola koyulduk. Ablamı arayıp biraz da ona sitem ettim yolda.

– Çok gerginsin bakıyorum diye alay etti.
– Sizin yüzünüzden diyerek koluna vurdum.

Kolunu omzuma atıp beni kendine doğru çekti. Sol elini direksiyondan ayırmadan geniş deri koltukta iyice yukarı sıyrılmış eteğimden bacaklarımı okşamaya başladı. Eli biraz daha yukarı çıkınca çoraptaki delikten çıplak tenime değdi ve oradan kolaylıkla amıma ulaştı. Sonra iki parmağını ağzıma uzatıp emdirdi ve kendi dilimle ıslanan parmakları içime girmeye ve bızırımı ezmeye başladı.

Ben de elimi fermuarından içeri sokup yarı kalkık sikini ortaya çıkarıp tükürüklediğim sol elimle kalın siki yol boyu okşadım.

Ablan nerde kaldınız ya sözleri ile kapıyı açtığında hayvan kocan sabah koca siki ile akşam da kalın parmakları ile boşalttı dememek için ben de tersleyerek cevap verdim.
– Konuşmuyorum seninle arkamdan oyunlar çevirmişsin.

Bütün gece kararsızlıktan uyuyamadım. Hiç bir profesyonel tecrübem olmaması korkutuyor ama öte yandan kendimi geliştirecek zorlayacak bir iş yapmak da cazip geliyordu. Öğlene kadar bu düşünceler ile yataktan çıkmadım. En sonunda enişteyi arayıp ’ Tamam’ dedim. Bir hafta süre istedim başlamak için, önce kafedeki işleri düzene koyduk ablam ile sonrasında şirket ortamına uygun kıyafetler satın aldık, internetten Arapça eğitim setleri bulup indirdim.

Zaten ortaklıkta yeni olduğundan yurtdışı yazışmalar, Dubai’ye raporlamalar yeni yeni oturuyordu. En zorlandığım işler diğer ülkelere yapılan satışlardaki belgeler ve günlük operasyonları yürütmekte. Burada da Seda ve Bora çok yardımcı oluyordu. Yardım istemesem bile Bora bir bahane yaratıp yanıma geliyor öğle yemeklerini mutlaka benim yemekhanede olduğum saatlere denk getiriyordu. Eniştenin şirketteki sert tavırları nedeniyle o da herkes gibi bana fazla yakınlaşamıyor ama yemeklerdeki kahve molalarındaki sohbetler ile gitgide birbirimize ısınıyorduk. Umduğumdan kısa sürede bir iş kadını oluyordum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir